YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/508
KARAR NO : 2014/14954
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in yakalama emri üzerine yakalanarak Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan 29/12/2009 tarihli ifadesinde bildirmiş olduğu adresine herhangi bir tebligat yapılmamış olduğundan, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, kurban bayramı nedeniyle 172 adet küçükbaş havyanı satmak amacıyla İstanbul’a getiren katılanı, hayvanlarını getirdiği andan itibaren ilgi alanına alarak basit yardımlarda bulunduğu, “bizim hayvan çiftliğimiz var, bize hayvanları sat” diyerek içerisinde çok sayıda hayvan bulunan kiraladığı çiftliği gezdirdiği, kendilerine ait otel bulunduğunu söylediği, katılanın hayvanlarını 10 gün süreyle söz konusu çiftlikte barındırdığı, tüm bunlar sonrasında katılanın güvenini kazanmasının ardından katılandan 47 tane hayvanı, 7050 TL’ye satın alma konusunda anlaşıp, 350 TL cüzi bir peşinat, 55.000,00 TL lik senet verme ve 1200 TL’yi sonraki bir zamanda nakit olarak ödeme hususunu kabul etmesini sağlayıp, hayvanları teslim aldığı, sonrada çiftliği boşaltıp ortadan kaybolduğu olayda sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereği tayin olunan temel ceza alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlendiği halde hürriyeti bağlayıcı cezanın 1 yıl olarak alt sınırdan tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesi öngörülen “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükmüne aykırı olarak temel adli para cezası üzerinden yapılan artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılmaması sonuç adli para cezası değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi eklenilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.