YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21712
KARAR NO : 2014/13722
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın uzaktan akrabası olan sanığın, bir sohbet sırasında katılanın ehliyet almak istediğini söylemesi üzerine patronunun yardımıyla ucuz ehliyet almasına yardımcı olabileceğini söylediği, birkaç gün sonra katılanı arayarak 600 TL peşin 600 TL de belgeyi alınca verilmek üzere ehliyet almasına yardımcı olabileceğini söyleyip katılandan bir kısım belgeleri hazırlamasını istediği, olay tarihinde katılanı…Sürücü Kursunun önüne götürdüğü, burada katılandan 600 TL ve belgeleri alarak katılana beklemesini söyleyip sürücü kursuna gittiği, bir müddet sonra geri gelerek işlemleri tamamladığını, 15 gün sonra sınava gireceğini söylediği, 14 gün geçtikten sonra katılanı arayarak sınava girmesine gerek kalmadığını, işlemleri hallettiğini, 1 hafta sonra Trafik Tescil’den sürücü belgesini alacağını söylediği, bu görüşmeden sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın katılanın sağ gözündeki rahatsızlık nedeniyle alamayacağını bildiği halde ehliyet Almasına yardımcı olacağı vaadiyle menfaat temin etmesi nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 90 gün”, “75 gün” ve ”1.500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.