YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/611
KARAR NO : 2014/14966
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; … Sigorta..Ltd. ünvanlı şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili olan sanığın şikayetçi … olan katılan … .. …Ltd. ticari ünvanlı şirketle 05/05/2007 tarihinde aktedilen “… Acente Sözleşmesi” kapsamında; 05/07/2010 havale tarihli bilirkişi raporuna göre Haziran-Ekim 2007 tarihleri arasında kestiği sigorta poliçeleri müşterilerinden tahsil ettiği prim tutarlarına göre hesaplanan 6.338 TL’yi süresinde katılan -…..A.Ş. acentası şirkete aktarması eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyeyn sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümde çelişkiye neden olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “600”; ikinci paragrafındaki “750”; üçüncü pagrafındaki “625” ve altıncı paragraftaki “625” ;”12500″ rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “6”; “5”; “5”; “5” ve “100” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve bulunan hüküm DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.