Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/595 E. 2014/14974 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/595
KARAR NO : 2014/14974
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; …/Güngören İşletme Müdürlüğü yüklenicisi On Görüntü… Ltd. ünvanlı şirketin sözleşmeli “okuma elemanı” olarak görev yapan (23/03/2010 tarihli bilirkişi raporu ve görev tanımına göre; elektirik kesme gibi bir görevi olmayan) ve yaka tanıtım kimlik kartı taşıyan sanık … ile Bedaş/Avcılar İşletme Müdürlüğü yüklenicisiyken sözleşmesi sona ermiş …… Ltd. ünvanlı firmada çalışırken ayrılan (ancak; bu bölgede kullandığı mühür, kaşe, fatura gibi unsurları iade etmemiş görünen) sanık …’ın fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek; şikayetçinin tadilat halinde olan işyerine gelip orada çalışmakta olan boyacı- tanık … “…elektirik sayacının kayıtlı olmadığını, tutanak tutulacağını sayacın sökülüp, elektiriğin kesileceğini…” söyleyip sanık …’ın elektiriği kesmesini müteakip “…idare edilmesi için 150 TL. Para verilmesi gerektiğini…” belirterek işyeri sahibinin gelmesini istemeleri; tanığın telefonla durumdan haberdar etmesi üzerine kuşkulanan şikayetçinin karakola başvurması sonrasında önceden seri no.ları kaydedilmiş ellilik banknotlarla ve sivil polislerle olay yerine gelmesi, benzer diyalogların şikayetçi ile sanıklar arasında da geçmesi neticesinde şikayetçinin parayı sanıklara tesliminin hemen ardından sivil polislerce yakalanmaları eylemlerinin sûbut bulduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş haksız menfaatin elde edilmesi karşısında eylem tamamlanmış olmasına rağmen teşebbüs kabulü aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.