Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20687 E. 2014/13428 K. 07.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20687
KARAR NO : 2014/13428
KARAR TARİHİ : 07.07.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Amaç ve fikir birliği içerisinde hareket eden sanıkların yaptıkları işi gizlemek için oto galerisi açacakları gerekçesi ile bir iş yeri kiraladıkları, nasıl temin ettikleri tespit edilemeyen ve takoz diye tabir edilen içerisinde altın ve gümüş gibi madenlerin bulunduğu külçeleri altın oranları yüksek külçelere ait … isimli işyerinden aldıkları analiz raporlarını kullanarak gerçekte belirtilen değerlerin altında olmalarına rağmen kuyumculuk yapan katılanlara satıp haksız menfaat temin ettikleri somut olayda;
1-Katılan …’in temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan 22.03.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, süresi geçtikten sonra yaptığı, 30.03.2010 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’in suça konu külçeleri … isimli kim olduğunu ispat edemediği bir kişiden satın aldığını söylemesi, katılanlara takoz külçe sattığını kabul etmesi, yapılan bilirkişi incelemesine göre sanığın sattığı külçelerdeki altın oranlarının ibraz edilen analiz raporlarından düşük olduğunun tespit edilmesi, sanık …’in sattığı külçeler ile alakasının olmadığını söyleyen sanık …’un evinde yapılan aramada saklanmış vaziyette ele geçirilen madeni külçe, gümüş ve hassas terazinin ele geçirilmiş olması karşısında birlikte hareket eden sanıkların katılanları dolandırdıklarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.