YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2501
KARAR NO : 2014/17993
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; şikayetçi …’ın yetkilisi olduğu … Lastik Sanayi İnş.Taah. Nak. Ve Tic.Ltd.Şti firmasında muhasebe işlerinde çalışmakta olan sanık …’ nun bir alışveriş nedeniyle şirkete getirilen, … Bankası Mumhane Şubesine ait 30.08.2009 keşide tarihli, 3.760 TL meblağlı hamiline yazılı müşteri çekini şirket yetkililerin bilgisi dışında iş yeri kasasından alarak sonrasında bankaya ibraz ederek karşılığını mal ettiği, bu şekilde üzerine atılı hizmet nedeni le güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sanığın tevilli ikrarı, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde TCK 155/2. madde gereği hapis cezasının yanında para cezası da hükmedilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1. maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından ”TCK 53. madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.