YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19606
KARAR NO : 2014/22352
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı şirket vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, muvazaa tespitine ilişkin Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunun iptalini ve işlemin muvazaalı olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5763 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile değişik 3/2.maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 5763 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile değişik 3/2.maddesi aynen “Bu Kanunun 2’nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir.
Yasanın açık hükmü karşısında mahkemenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5763 sayılı Kanunun 1.maddesi ile değişik 3/2.maddesi çerçevesinde düzenlenen İş Müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5763 sayılı Kanunun 1.maddesi ile değişik 3/2.maddesi uyarınca kesin olduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.