Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/2500 E. 2014/9694 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2500
KARAR NO : 2014/9694
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

Mahkemesi :İş Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davacının iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek 21. maddedeki tazminatların belirlenmesini istemiştir.
   Davalı … Şirketi vekili davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu 29. maddesi uyarınca zorunlu nedenle feshedildiğini ve fesih nedeninin davacıya bildirildiğini, alacaklarının da ödendiğini feshin geçerli nedene dayandığını, davalı Güriş Şirketi vekili davacının iş Akdinin müvekkili şirket tarafından üstlenilen işe ait iş programı çerçevesinde ve işin gerekleri sonucu işçi azaltılmasına karar verilmesi sonucu 4857 sayılı İş kanunu 29. maddesi uyarınca zorunlu nedenle feshedildiğini ve fesih nedeninin davacıya bildirildiğini, alacaklarının da ödendiğini feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
   Mahkemece, bilirkişi heyetiyle yapılan 13/09/2013 tarihli keşif sonrası düzenlenen 13/11/2013 tarihli, gerekçe ve ulaşılan sonuç bakımından itibar olunan bilirkişi raporunda “Davacının mesleki bilgi ve becerisi kazanması amacıyla davalı işverence meslek eğitimine gönderildiği, davacının yerine aynı işi yapmak üzere, fesih tarihini takiben aynı meslek kolunda herhangi bir çalışanın işe alınmadığı, davalı işverenin planlanan ödenek tutarı ile gerçekleşen arasında, olumsuz etki yaratabilecek büyüklüte sapma olduğu, davacının, tüm bölümlerde iş yapılamayacağından ötürü başka bir yerde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, işlerin yapılamayacağının planlandığı Ocak 2013 döneminde küçülmeye gidildiği, ilgili iş kolunda Ocak ve Şubat aylarında iş olmayacağının standart olarak biliniyor olduğu, buna rağmen belirli süreli iş sözleşmesi yapmak yerine belirsiz süreli iş sözlemeli ile davacının işe alındığı ve davacının imzalamış olduğu belirsiz süreli iş sözlemesinde, işyeri için geçerli sebepler bölümünde uygulama iş programının yetersiz bütçe ödenekleri nedeniyle sözleşmede yer alan resmi iş programından farklılıklar göstermesi ve işin uygulama yılı boyunca devam etmesi maddesine dayanadırılarak iş akdinin feshedildiği ” sabit görülmüş olup davalı tarafından yapılan fesih işleminin ” feshin son çare olması ” ilkesine uygun olduğu, fesih işleminin haklı nedene dayanmamakla birlikte geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddesidir.
   4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden  işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından Ya da işletmenin işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebepleridir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten öcne fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19.maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanununun 21.maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.İşveren fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe İade davasındaki savunmasında başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe de dayanamaz işverenin bildirdiği neden ile bağlılığı, nedenin açık ve kesin bir şekilde bildirilmesini emreden kuralın gereğidir. Zira İş Kanunun 21. maddesi anlamında feshin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesinde, hakim iş ilişkisini sona erdirmek için yeterli bir fesih sebebinin bulunup bulunmadığını, fesih anında mevcut olan ve fesih bildiriminde yazılı olarak gösterilen fesih sebebini dikkate alarak bir değerlendirme yapmak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacı ile belirsiz süreli iş sözleşmesi yapılmış ve davacı 1 yıl 7 ay süreyle kesintisiz davalılara ait işyerinde çalışmıştır. Fesih bildiriminde “Kış sezonu ihtiyaç fazlalığı nedeniyle (4857/17-120) mad. 1475/14 mad. Gereği 31.01.2013 tarihinde işinizin hitam bulacağını bildiririz” şeklindeki fesih bildirimiyle iş akdi sona erdirilmiştir. Davacı ile yapılan sözleşme sezonluk iş sözleşmesi olmadığı gibi kalite kontrol teknisyeni olarak yaptığı iş de sezonluk değildir. Kaldı ki Sezonluk sözleşmelerde bile işçinin iş akdi feshedilmemekte sezon harici zamanda askıya alınmaktadır.
Somut olaya gelince feshin son çare olması ilkesine uyulduğu hususunda dosyada denetime elverişli, mahkeme gerekçesine dayanak oluşturacak yeterli delil bulunmadığı gibi, fesih gerekçesi ile uzman bilirkişi raporunun da örtüşüp uyuşmadığı ve raporda tüm bölümlerde iş yapılmayacağından ötürü başka bir yerde değerlendirilmesinin mümkün olmadığına dair görüşün dönem başı 43 işçi çalışan işyerinde fesihten 1 ay sonra 40 işçiye düşüp yıl sonunda 44 işçi olduğunun raporda gösterilmesinin de açıkça çelişkili olduğu, 2-3 kişilik işe alım ve işten çıkartmaların işveren kayıtlarıyla da doğrulandığı, tüm bölümlerde çalışmanın durdurulduğu ve zorunlu işçi çıkartmanın ispatlanamadığı, daimi iş sözleşmesiyle çalışan davacının iş akdinin feshinde sadece mevsimsel şartlardan bahsedilerek önceki dönemlerde benzer uygulama yapıldığına ilişkin herhangi bir işyeri uygulaması olduğuna dair davalı işverence sunulmuş tutarlı uygulama örneklerine dair bir delili de dosya kapsamında yer almadığına göre davaya konu feshin geçerli bir fesih olduğundan bahsedilemeyeceğinin açıkça anlaşılmasına rağmen yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Dosya içeriğinde ortak girişimi oluşturan … A.Ş. Ve … A.Ş. Ye ayrı ayrı tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış olmasına ve ortak vekil ile davanın takip edildiğinin açıkça anlaşılmasına rağmen karar başlığında … İnşaat ve Mühendislik A.Ş nin yazılmamış olmasıda hatalıdır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 04/07/2011-31.01.2013 tarihleri arasında çalıştığı, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesi ile davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalılar tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının … İnşaat Taahhüt ve Tic.A.Ş. ve … İnşaat ve Mühendislik A.Ş ortak girişimi işyerine İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalılarca süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattın her iki davalının birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için davalılar ortak girişim işyerine süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin alınan 24.30 TL harcın mahsubu ile kalan 0.90 TL 1,00 TL. harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6.Davacının yapmış olduğu 116.95 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 30.04.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.