YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19635
KARAR NO : 2014/12225
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suçun “bedelsiz senedi kullanma suçu” yerine “güveni kötüye kullanma suçu” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın eline borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Şirket yetkilisi şikayetçinin satın almış olduğu kereste karşılığında diğer şirket yetkilisi sanığa vermiş olduğu keşide yeri İzmit, 25.07.2008 tarih 0320083 seri numaralı 70.000 YTL bedelli ve keşide yeri Kocaeli, 25.06.2008 tarih 0317693 seri numaralı 89.103 YTL bedelli 2 adet çekin bedelini sanığa ödemesine rağmen, sanığın şikayetçiden almış olduğu çekleri iade etmeyip ciro ederek kullandığı, sanığın bu eylemi ile bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05/02/2013 tarih ve 2012/11-1086 Esas ve 2013/40 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği; katılan şirketin, takibe konu çeklerin karşığılının sanığın banka hesabına havale edilerek ödendiğine dair dosyaya yazılı
delil olarak dekont ibraz ettiği, dekontlardaki miktarların çekler üzerindeki miktarlar ile uyuştuğu, dekontlarda suça konu çeklere mahsuben ödeme yapıldığının belirtilmiş olduğu anlaşılmakla, sanık savunması, şikayet dilekçesi içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “180 gün”, “3600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.