Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1703 E. 2014/16971 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1703
KARAR NO : 2014/16971
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafinin isteminin eski hale getirme talebi olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Şikayetçinin emlakçılık yapmakta olan sanık … aracılığı ile diğer sanığa ait evi 370TL aylık kira karşılığı kiraladığı, kira bedeli olarak taraflar arasında aylık senetler tanzim edilip kira bedelinin ödenmesine bağlı olarak senetlerin şikayetçiye iade edildiği, 2008 yılı Haziran ayı kirası sanık …’ın banka hesabına yatırılmasına rağmen, senedin iade edilmeyip sanık …’nin vekili aracılığı takibe konulduğu ve yeniden tahsil ettikleri, sanıkların bu eylemleriyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen 22.12.2009 tarihli kararın sanığa 06.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra 22.02.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın savunmasında belirttiği “…” adresi yerine “…” adresine yapıldığı anlaşılmakla, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi ve sanık hakkında kişisel takdiri indirim nedeni uygulanırken kanun maddesinin TCK.nın 62/1 yerine 61 olarak gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “180 gün” , “150 gün” ve “3.000TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ile temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.