YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16070
KARAR NO : 2014/8454
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın oğlu …’ı evlendirmek istediği, bu amaçla akrabaları tanık … ve …ın arkadaşı … ile birlikte civar illerde kız aradıkları, bu durumun köy kahvehanesinde konusu edildiği sırada … olarak tanınan sanık …’ın… da tanıdığı bir ailenin olduğunu, başlık parası olarak 3.000 TL istediklerini, kendisinin de 1.500,00 TL karşılığında aracılık yapabileceğini belirttiği, … ve …’un durumu katılanlara bildirmeleri üzerine, sanık … aracılığıyla … da yaşayan sanık …’in üvey kızı …’in de öz kızı olan … ile evlenme konusunda anlaştıkları, katılan … dan bu amaçla 3.000,00 TL başlık parası, yüklü miktarda altın ve eşya talep ettikleri, katılan …’nın sanık …’e 800,00 TL, sanık …’e 3.000,00 TL para verdiği, sanık … ya 5 bilezik bir çift küpe,bir altın saat, bir gerdanlık seti aldığı, düğün hazırlıkları başladığı ve kına gecesi yapıldığı, kına gecesi aldığı takıları altın ve eşyaları iade etmeden sanık …’ nın evden kaçtığı, sanık …’in ise kızını bulma bahanesi ile evden ayrıldığı, sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde katılanların dolandırdıklarının iddia edildiği somut olayda;
1-Sanıklar …, …ve…’ın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair karara karşı sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen, hakkında TCK 58. maddenin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık …’in dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair karara karşı sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’nin kına gecesinden sonra sanıklar … ve …’in kaçmaları üzerine, evde kalan bir kısım takılar ile eşyaları iade ettiğinin anlaşılması karşısında, katılanlara, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca, kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, sanık hakkında aynı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.