YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27523
KARAR NO : 2014/18015
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın olay tarihinde aracının aynasına zarar verdiğini düşündüğü, şikayetçi ve katılanın… plakalı araçlarının aynasını eli ile aşağı doğru bastırıp kırarak zarar verdiği, sanığın ikrarı katılan ve şikayetçi ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının tartışılması gerektiği yönündeki bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye, sanığın meydana gelen zararı ödememiş olması nedeni ile “zararın tazmin” şartının gerçekleşmemiş olması sebebi ile iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 Sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/4-71 E, 2010/76 K sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine zikredilen maddenin 3. fıkrasında, denetim süresinin mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden hareketle, somut olayda hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması ve hapis cezasının ertelenmesine dair bölüme “5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında mahkûm olduğu ceza süresince denetim süresinin belirlenmesine” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.