YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18705
KARAR NO : 2014/10221
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Şikâyetçinin eczane işlettiği ve işyerinin önündeki tuğladan yapılma saksı içerisinde limon selvi fidanı yetiştirdiği, sanığın büfe olarak işlettiği dükkânı ile şikayetçinin dükkanı arasında başka bir dükkan daha bulunduğu, sanığın şikayetçinin işyerinin önünde yetiştirdiği selvi fidanlarının büfenin yoldan geçenler tarafından görülmesini engellediğini söyleyerek şikayetçiden kaldırmasını istediği, daha sonra yönetime şikayet ettiği, işhanı yönetiminin selvi fidanlarının kaldırılmasını şikayetçiden istediği, şikayetçinin saksıları kaldırmaması üzerine sanığın saksıyı ve fidanları sökerek zarar verdiği olayda, mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın saksıların kaldırılması için hukuk mahkemesinde dava açarak müdahalenin haksız olduğunun tespiti sonucu saksıları kaldırtabileceği ve sanığın zarar gören saksıları iade etme hususunda beyanının bulunmadığı gibi fidanların ayrı bir yerde muhafaza ettiği ve iade edebileceğini belirtmesine karşın iadede bulunmadığı, kaldı ki söz konusu iadenin ancak kısmi iade sayılabileceği şikayetçinin doğrudan sanığın şahsına yönelik eyleminin bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.