Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21678 E. 2014/13685 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21678
KARAR NO : 2014/13685
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin üst katında dükkan komşusu olan sigortacı tanık …’a gelen siparişlerin parasını zaman zaman ödediği, suça sürüklenen çocuk …’ın da bu durumu öğrenmesi üzerine arkadaşları olan diğer suça sürüklenen çocuklara anlattığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocukların müştekiye ait işyerine gittikleri, suça sürüklenen çocuklar…. ve….’ın dışarıda bekledikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın ise müştekinin yanına gelerek “sigortacıya pasta getirdim, 40 TL sen ödeyecekmişsin” dediği, müştekinin
de suça sürüklenen çocuk …’a 40 TL’yi verdiği, ertesi gün yine suça sürüklenen çocukların müştekiye ait işyerine geldikleri, suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın dışarıda beklediği, suça sürüklenen çocuk …’ın ise müştekinin yanına gelerek müştekiye “sigortacıya ayakkabı getirdim, parayı sen verecekmişsin, 37 YTL” dediği, müştekinin de suça sürüklenen çocuk …’a 40 TL vermesi üzerine suça sürüklenen çocuğun işyerinden ayrıldığı, bir süre sonra tanık …’ın gelmesi üzerine müştekinin dolandırıldığını anladığı, aynı gün suça sürüklenen çocuk … ve İrfan’ın yine müştekinin yanına geldikleri, diğer suça sürüklenenlerin dışarıda beklediği, suça sürüklenen çocuk …’ın müştekiye ayakkabı getirdiğini söylemesi üzerine müştekinin suça sürüklenen çocukları yakaladığı, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda;
1-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklara yüklenen dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımının; mahkumiyet kararının verildiği 12.05.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde üzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle suça sürüklenen çocuklara fazla ceza tayini,
b-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
c-5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, çocuk sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtirana” denilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 60 gün”, ”75 gün”, “50 gün”, ”41 gün” ve ”820 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 6 gün”, ”5 gün”, ”4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yargılama gideri ile ilgili bölümde yer alan müdafii ücretinin çocuklardan alınmasına ilişkin kısmın çıkartılması ve netice olarak ” 22.50 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocukdan tahsiline”
denilmesi, hükümde yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.