Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10795 E. 2014/4447 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10795
KARAR NO : 2014/4447
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, bir yakını vasıtasıyla tanıştığı sanığın, emekli ikramiyesi ile ev almak istediğini öğrendiği katılana kendisini emlakçı olarak tanıttığı ve ev almasında yardımcı olabileceğini söylediği, bu amaçla satılık olduğunu beyan ederek … Caddesinde bulunan müstakil bir evi katılana gösterdiği ve bu evin 40.000 TL karşılığında satışına aracılık edebileceğini belirttiği, satış için gerekli olan işlemlerin takibi için Uzunkaya emlak isimli iş yeri ile bağlantı kurdukları, sanığın, güven telkin etmek maksadıyla katılana 19/03/2007 tanzim tarihli, 33.500 TL bedelli bir senet vermesinden sonra, katılanın sanığa inanarak gösterdiği evi satın almaya karar verdiği ve bu amaçla bankadan 33.500 TL çekerek sanığa teslim ettiği, kalan 6.500 TL için ise senet düzenleyip verdiği, 20/03/2007 günü sanık ile katılanın tapu işlemleri için buluştukları, sanığın evin tapudaki Sahibini alıp geleceğini ve tapuda satış işlemi yapılacağını belirterek katılanı… Emlak isimli iş yerinde bıraktığı ve ortadan kaybolduğu, evin gerçek sahibinin emlakçıya gelerek, daireyi sanığa 62.500 TL bedel karşılığında satmak üzere anlaştığını beyan etmesi sonucunda, katılanın dolandırıldığını anladığı şeklindeki olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiş; kurulan hükümde temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde sayılan “suçun işleniş şekli, kasta dayalı kusurunun yoğunluğu ve sağlanan haksız çıkar miktarının” gerekçe gösterilmesi ve verilen cezanın eylemin doğurduğu sonuç ile orantılı olması nedeniyle hakkaniyete aykırı olmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.