Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/984 E. 2014/4670 K. 13.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/984
KARAR NO : 2014/4670
KARAR TARİHİ : 13.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık (bu suça yardım), özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay C.G.K’nın 12.02.2008 tarih ve 2007/9-230-2008/23 sayılı kararı nazara alınarak; sanık … müdafiinin 10.07.2013 havale tarihli dilekçesiyle vaki “duruşmalı inceleme isteminin” 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri birlikte yorumlanıp; hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede:
Cumhuriyet savcısının 24.07.2013 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyizinin sanık … hakkında verilen hükümlere hasredildiği kabul edilmiş, dosya kapsamı itibariyle sanıklar …, … ve …’nın fiileri sanık … ile birlikte gerçekleştirdikleri bu nedenle haklarında TCK’nın 37. maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, sanıklar …, … ve … hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen hükümlerde; TCK’nın 43. maddesinin 39. maddeden önce uygulanması isabetsizlikleri ise sonuç cezalara etkisi bulunmadığından bozma nedenleri yapılmamış katılan kurum vekilinin 09.09.2013 havale tarihli “tavzih istemi” hakkında mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; …Maden ve Metaller İhracatı Birlikleri Genel Sekreterliği’nde “Muhasebe-Personel şubesinde” önce geçici hizmet sonra daimi hizmet sözleşmeli olarak 20.05.2008 tarihinden itibaren çalışmaya başlayan sanık …’ın, yeğeni sanık …’nın kurucu ortak-temsile yetkili müdürü ve arkadaşı sanık …’nın ise kurucu ortağı olduğu … Ajans Reklam Prodüksiyon Danışmanlık Hizmetleri İnşaat Ltd. Ticari ünvanlı şirketi kurdurup, arkadaşı-sanık …’ı da bu şirkette çalıştırıp, adlarına … IBAN nolu banka hesaplarını açtırarak, katılan kurumun … şubesi (üç ayrı hesap), … şubesi nezdinde bulunan banka hesaplarından 2009 yılının Mayıs ayı ilâ 2011 yılının Temmuz ayı arasında, daha önce kurum harcama-satın alma imza yetkilileri tarafından başka belgelere atılmış imzalar veya metinler kesilerek fotokopi (fotomontaj) ile IBAN noları eklenmek suretiyle “sahte havale talimatları” üretilip, kullanılması suretiyle katılan kurum hesaplarından ünvanı belirtilen tüzel kişilik veya sanıklar…ve …hesaplarına toplamda 2.052.459 TL para aktarımını sağlamaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık-bu şuça yardım”; “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin “mahkûmiyete yönelik” kabul ve uygulamalarında yukarındaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.