YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19330
KARAR NO : 2014/4364
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkındaki hükme yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 29.04.2010 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 01.06.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkındaki hükme yönelik katılan tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait … plakalı … marka …model aracı kiralamak suretiyle zilyetliğini alarak teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarında suça konu aracı 2.500,00 TL’ye haricen satın aldığını, katılana hacizleri temizlediği takdirde aracın devrini alacağını söylemesine rağmen, temizlenmemesi üzerine aracı iade ettiğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, katılanın ise aracı aylık 500 TL ve kamyonun bandrollerini ödemesi karşılığında sanığa kiraladığını ancak sanığın geri vermediğini belirtmesi ve dosya kapsamından aracın kimde olduğunun anlaşılmaması karşısında maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması bakımından, Trafik Tescil Müdürlüğü’nden aracın halen kimin üzerine kayıtlı olduğu ile aktif olup olmadığı hususlarının sorularak aracın fiilen kimin elinde olduğu konusunda sanık ile katılanın ikametgahlarının bulunduğu yerlerden zabıta marifetiyle araştırma yaptırılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.