YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19481
KARAR NO : 2014/4330
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfının ..Şubesinin müdürü olarak görev yapan sanığın, Vakfın genel merkez yönetim kurulunun 01.06.2005 tarihli kararına istinaden … Devlet Hastanesinde kullanılmak üzere… isimli firmadan 7.038.70 TL değerinde muhtelif kırtasiye malzemelerini satın almasına rağmen, sorumluluğunda bulunan söz konusu malzemeleri adı belirtilen hastaneye teslim etmeyerek teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfının sağlık kurum ve kuruluşları adına bağış yapılan paralarla bulunduğu yerlerdeki sağlık kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışan bir vakıf olduğu, sanığın, …Şubesinin müdürü olarak görev yaptığı, Vakıflar Kanununda yapılan bir değişiklikle söz konusu Vakfın şubelerinin kapatılması ve tasfiyesi sırasında sanığın bu işlemleri yürütmek üzere görevlendirildiği, … Şubesinde mal alımı veya
dağıtımı hususunda herhangi bir görevinin bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan 23.06.2005 tarihli fatura içeriğine göre söz konusu kırtasiye malzemelerinin … isimli firmadan satın alındığının sabit olduğu faturanın sahte olduğuna dair herhangi bir tespitinin veya buna ilişkin bir iddianın söz konusu olmadığı, isnat edilen eylemin söz konusu kırtasiye malzemelerinin ilgili hastaneye teslim edilmediğine ilişkin olduğu fakat; Vakfa ilişkin Şube, İrtibat bürosu ve Temsilcilikleri Kuruluş ve İşleyiş Yönetmeliğinin 48.Maddesinin 5.fıkrasında; “satın alınan malzeme demirbaş niteliğinde ve sağlık kurumuna alınıyor ise kurumdan ayniyat tesellüm makbuzu alınarak verilir” hükmüne göre söz konusu kırtasiye malzemelerinin tesliminin herhangi bir belgeye dayanılarak yapılmasında zorunluluk bulunmadığı ve ayrıca Vakıf Genel Müdürlüğünün 24.09.2009 tarihli yazısına göre de; söz konusu kırtasiye malzemelerinin demirbaş niteliğinde olmadığından, teslim ve tesellüm belgesi de aranmadığından genel merkezde buna ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığının bildirildiği, tanıkların anlatımlarına göre de; alınan kırtasiye malzemeleri belli bir hastaneye mahsus alınmış olsa bile fazla malzemelerin önce şube müdürlüğüne yakın bir depoda muhafaza edildiği sonrasında ihtiyaç bildiren herhangi bir sağlık kuruluşuna resmi bir kayıt olmaksızın teslim edildiğini belirttikleri, sanığın aşamalardaki ifadelerinde; vakfın ihtiyaçlarını karşıladığı sağlık ocaklarına söz konusu kırtasiye malzemelerinin ihtiyaçlara göre dağıtıldığını, uygulamanın da bu şekilde yapıldığını, İzmirdeki dağıtımda o tarihte sağlık grup başkanlığının olduğunu, sağlık ocaklarına verilmek üzere malzemelerin sağlık grup başkanlığa teslim edildiğini, sonrasında ise ihtiyaç bildiren sağlık kuruluşlarına resmi bir kayıt olmaksızın dağıtıldığını savunması dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair katılan kurumun iddiası dışında somut, kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.