YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3952
KARAR NO : 2014/20095
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın … Sigorta isimli işyerini işlettiği, şikayetçi …’un …İlçesi … Kasabasında yapılan inşaatının sigorta işlemleri için sanık ile anlaştığı, 1.600 TL nakit para verdiği, sanığın anlaşmaya göre Sosyal Sigortalar Kurumuna her ay 200 TL ödemesi gerektiği, ancak sanığın gerekli ödemeleri yapmaması üzerine şikayetçiye Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden 28.01.2009 tarihli bina inşaatı işyerinin 5510 sayılı Kanunun geçici 24. maddesi kapsamına giren Prim ve İşsizlik Sigortası Prim borçlarının ödemediğinden 4.500 TL icra takibi başlanıldığının bildirildiği, sanığın SGK’na ödenmek üzere paraları almasına rağmen ödeme yapmadığı ve bu suretle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “30 gün” ve “600,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.