YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14844
KARAR NO : 2014/15432
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün savunmasında beyan ettiği adresine tebliğ edilmeden doğrudan mernis adresine 29.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, sorgusunda beyan ettiği adresine yapılan tebligatın ise Cumhuriyet savcısının temyiz talebine ilişkin olduğu, gerekçeli karar 22.05.2014 tarihinde sanığın sorgusunda beyan ettiği adresine tebliğ edilmiş ise de, UYAP kayıtlarına göre sanığın bu tarihte Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğuna karar verilerek yapılan incelemede;
Mahkumiyet hükmünün sanığın yokluğunda kurulduğu halde, hükmün verildiği 25.10.2013 tarihli oturumda tutanağa “Müştekiler …,… ve … geldiler, başka gelen yok…” yazıldıktan sonra tutanağın devamında sanıktan esas hakkındaki son savunmasının ve son sözünün sorulduğunun yazılması, tutanağın sonunda da sanığın yokluğunda karar verildiğinin tutanağa geçirilmesi, hükmün sonucuna etkili olmadığından ve içerik itibariyle sanığın savunma hakkını etkilemediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu,seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil,görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir,kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli,doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Olay günü çalılık alanda baygın vaziyette bulunarak uyuşturucu komasına girdiği şüphesiyle Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesine kaldırılan sanığın, yoğun bakımdan çıktığında adli soruşturma yapmak amacıyla hastaneye gelen şikayetçi polis memurlarına sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, şikayetçi …’nın silahına sarılarak almaya çalıştığı yakalanmasını engellemek için şikayetçi polis memurlarına tehdit içeren sözler söylediği, sağa sola tekme atarak hemşire odasının kapısına zarar verdiği ve bu şekilde kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda ;
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
TCK’nın125/1-3.a maddesi ile belirlenen “1 yıl 3 ay” temel hapis cezasının aynı yasanın 125/4 maddesi ile 1/6 oranında arttırılarak “1 yıl 5 ay 15 güne” yükseltilmesinden sonra birden fazla görevliye karşı işlenmesi nedeniyle TCK’nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırılırken hesap hatası yapılarak “1 yıl 9 ay 26 gün” yerine “1 yıl 9 ay 11 gün” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “1 YIL 9 AY 11 GÜN” ibaresinin çıkartılarak “1 YIL 9 AY 26 GÜN” teriminin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık savunması, şikayetçi ve tanık anlatımları, olay ve görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın tekme atarak hemşire odasının kapısını kırdığı sabit olmakla kamu malına zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
UYAP kayıtlarına göre sanık …’in 30.12.2013 tarihinden itibaren görevi yaptırmamak için direnme suçundan Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, ayrıca dosya içerisindeki kesinleştirme belgesine göre de görevi yaptırmamak için direnme suçunun 09.12.2013 tarihinde kesinleştirildiği, ancak sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün süresinde temyiz edildiği ve bu nedenle kesinleştirme işleminin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık hakkındaki görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin olarak İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı takdirde sanığın derhal salıverilmesinin teminin için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.