Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/8176 E. 2014/8640 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8176
KARAR NO : 2014/8640
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Şikayetçi vekilinin sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat, sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi …’nün kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, önceden tanıdığı katılan …’ın yanına giderek, kendisinin PTT Kargo servisinde kiralık bir minibüsünün olduğunu, günlük olarak iyi para kazandığını, kendisinin de bir…model araç alması halinde PTT’ye kiralık olarak girmesine yardımcı olabileceğini söylediği, katılanın da bu durumu işsiz olan eniştesi katılan …’e söylediği, para kazanmak amacıyla bu düşünceyi yerinde gören katılanların PTT Kargo servisine kiralık olarak vermek düşüncesiyle bir araç satın aldıkları, sanığın aracın PTT’ye alınabilmesi için 3.500 TL para gerektiğini söyleyerek, katılan …’dan 1.500 TL aldığı, aradan zaman geçmesine rağmen araç çalışmaya başlamayınca katılan …’ın tekrar sanığı aradığı, sanığın da bu işi PTT Kargoda kiralık aracı olan temyiz dışı sanık … ile görüştüğünü, 2.000 TL para daha gerektiğini, bunu … isimli şahsa ait bir hesaba yatırmasını istediği, katılan …’ın da parayı bu hesaba yatırdığı, bu arada araç sanki PTT adına çalışıyormuş ve para kazanıyormuş gibi katılan … adına 630 TL PTT yoluyla para gönderildiği, ancak bu paranın kim tarafından gönderildiğinin belirlenemediği, yine aradan zaman geçmesine rağmen katılanlar … ve …’in aldıkları aracın PTT Başmüdürlüğü tarafından çağrılmaması üzerine durumdan şüphelenip PTT Başmüdürlüğüne giderek durumu anlattıklarında, araç alım ihalesinin olmadığını, sanık …’nin de PTT kargo servisinde kiralık aracının bulunmadığını öğrendiklerinin anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.