YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1936
KARAR NO : 2014/17392
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … Vakfı’na giderek bağış yapmak istediğini söylediği ancak bağışlamak istediği eşyaları getirmek için yanında vakıftan görevlendirilmiş bir şahsın gelmesini istediği, bunun üzerine vakıf üyesi olan katılanla birlikte yola çıktıkları, yolda sanığın katılana hitaben gümrükte çalıştığını, 1.500 TL değerindeki LCD televizyonu katılana 700 TL karşılığında satabileceğini söylediği, katılanın sanığa güvenerek 700 TL parayı sanığa verdiği, sanığın televizyonu getirmek üzere Doğubank İşhanına girerek arka kapıdan çıkıp gittiği, bu suretle sanık hakkında dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan beyanı, sanık ikrarı,tanık beyanları, yakalama ve teşhis tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “120 gün”, “100 gün” ve “2.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.