YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16123
KARAR NO : 2014/8620
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile temyiz dışı sanık …’in, müştekinin iş yerine kalabalık olduğu bir zamanda gittikleri, daha sonra müşteri gibi davranıp kırtasiye malzemesi aldıkları, akabinde sanık …’in para vermediği halde müştekiye 20 TL verdiğini söyleyip 18 TL para üzeri aldığı, bilahare iş yerinden çıkıp gitmek isterlerken tanık olan kolluk güçlerince yakalandıklarının iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ve tanık ifadesi, olay ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun haksız menfaatin elde edilmesiyle oluşması ve bu çerçevede müşteki tarafından suça konu para üzerinin sanığa verilmesinden sonra kolluk güçlerince sanığın yakalandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik cezaya hükmedilmesi ve dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.