YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21252
KARAR NO : 2014/13472
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.
Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın şikayetçi …’ın evine gidip kargodan iki adet halısının geldiğini söyleyip halıları evine bıraktığı, 50,00 TL kargo parası alıp halı için borcunun olmadığını söylediği, şikayetçiden getirdiği eşyaları teslim aldığına dair imza atmasını isteyerek fark ettirmeden boş senet imzalattırdığı, bir süre sonra suça konu senedin ödenmesi için avukat …. tarafından yazı gönderilen şikayetçinin iki defada toplam 650,00 TL daha para ödediğini iddia ettiği, sanığın aynı şekilde katılan …’ın evine giderek daha önce kendisine satış yaptıkları için suça konu halıların hediye çıktığını söyleyip 80,00 TL ödemesini istediği, bu parayı ödedikten sonra halıyı teslim aldığına dair kağıt imzalattırdığı, katılanın bu kağıdın aslında senet olduğunu sonradan öğrendiği, on beş gün sonra şahısların tekrar gelerek halıların değerinin 1500,00 TL olduğunu söyleyip 500 TL daha para istedikleri, bunun üzerine katılanın “halılarınızı alıp gidin” deyip, başkaca para ödemediği somut olayda; alınan bilirkişi raporuna göre halıların 100,00 TL değerinde oldukları, katılan ve şikayetçi tarafından teşhis edilen sanığın “kargodan geldi”, “hediye çıktı” gibi hileli hareketlerle katılan ve şikayetçiyi halıları teslim almaya ikna edip, hileli hareketler sonucunda suç eşyalarının teslim alındığına dair belge diyerek senet imzalattırdığı, daha sonra bu senetlerin Baro Başkanlığı tarafından hayatını kaybettiği bildirilen avukat…’e tahsil için verildiği, ismi geçen avukatın da katılan ve şikayetçiye vekalet ücreti ve gecikme zammını da içerir şekilde halıların bedellerinin çok üstünde hesap çıkartarak borçlarını ödemeleri için dosya içerisindeki yazıları gönderdiğinin anlaşılması karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezalarının alt sınırın üzerinde 100 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, “83 gün” ve “1660 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla her bir hüküm için “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.