YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1629
KARAR NO : 2014/8497
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, maddi zorluk içerisinde olduğundan borç para arama yoluna gittiği, …’de arkadaşının akrabası aracılığıyla sanık ile tanıştığı, sanığın müştekiye %6-7 oranında faizle para bulma teklifinde bulunduğu, müşteki ile sanığın bu nedenle…’da buluştukları, müştekinin sanığa 3000 TL değerinde 6 adet keşide edilmiş çekleri imzalayarak verdiği, sanığın müştekiye araştırma yapacağını sonra para vereceğini söyleyerek ayrıldığı, ertesi gün para vereceğini söylediğinden müştekiden ayrıca 52400 TL’lik bir adet çek daha aldığı, bu çeki verdikten sonraki gün …Gıda Çarşısı’ndan bazı şahısların müştekiyi aradığı ve çekin kendisine ait olup olmadığını sordukları, müştekinin, sanığın çeki alışverişte kullanmak istediğini ve kendisini dolandırdığını anladığı, sanık hakkında başka eylemlerden dolayı da dolandırıcılık suçundan soruşturma olduğunu öğrendiği, 6 adet çekten bir adedinin tahsil edildiği, beş adedinin de ciro edildiği, sanığın bu eylemleriyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ile müşteki arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak mahkemenin kabulunde bir isabetsizlik görülmemiştir. Müştekinin sanığa verdiği çeklerin bir ticari ilişki çerçevesinde kullanıldığının aksinin ispat edilememesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.