YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9794
KARAR NO : 2014/12320
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, gerçekte yeşil kartı bulunmadığı halde, sahte olarak tanzim ettiği kartla oğlu …’ u tedavi ettirip ilgili kurumun zararına sebebiyet vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nün 05.11.2012 tarihli yazısında; sanık …’un kendisi , eşi ve çocukları için yeşil kart bürosuna resmi müracaatının olduğunu, başvuru ve bilgi formu doldurduğunu, Valilik İl İdare Kurulunun 11.08.2004 tarih ve 554 sayılı kararı ile ailenin tümüne yeşil kart almalarının uygun olduğuna dair karar verildiğini, daha sonra sanık Bağ-Kur’lu olunca Valilik İl İdare Kurulu’nun 12.10.2011 tarih ve 928 sayılı kararı ile yeşil kartın geri alınmasına dair karar bulunduğunu, sanığın sahte yeşil kartla hastanelerden sağlık harcaması yaptığı iddia edilen tarihten önce sanık ve ailesinin zaten usule uygun yeşil kart sahibi olduğunun belirtilmesi karşısında, ortada sahte olarak düzenlenen bir kartın bulunmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma; sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.