YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28326
KARAR NO : 2014/19131
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın eski hale getirme ile birlikte temyiz talebinde de bulunmuş olması nedeniyle, bu talebi inceleme görevinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi uyarınca Yargıtay’a ait olduğu gözetilerek, mahkemenin eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin verdiği ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen 07/06/2011 tarihli hükmün, 29.06.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, sanık ve sanık müdafiinin yasal süresinden sonra yapmış olduğu 12.09.2011,16.09.2011 havale tarihli temyiz ve eski hale getirme taleplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararlarıın temyiz incelemesinde;
Sanığın eski hale getirme ile birlikte temyiz talebinde de bulunmuş olması nedeniyle, bu talebi inceleme görevinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi uyarınca Yargıtay’a ait olduğu gözetilerek, mahkemenin eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin verdiği ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu
kabul edilip bu karar kaldırılmak ve tebligatın bizzat sanığa yapıldığı tebligat evrakında görülmesine rağmen sanığın yapılan tebligat sırasında yurdışında olduğu, bu nedenle sanık ve sanık müdafiinin eski hale getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeğe elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Somut olayda: seçimlerin tamamlanmasını müteakip seçim güvenliğinden sorumlu olan polis memuru olan katılanların seçim görevlilerinin bulunduğu otobüsü … İlköğretim Okulundan güvenli bir şekilde çıkardıkları, seçim aracını takip etmek isteyen sanıklara ve başka kişilere ait araçların önünü kesmek amacıyla okul bahçesinin kapısının kapatıldığı, içerde kalan kişilerin huzursuzluk çıkarmaya başladıkları, sanığın elindeki taşlarda polis aracına zarar verdiği ayrıca elindeki taşla katılan …’a vurarak basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmakla, kamu malın zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.