YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3016
KARAR NO : 2014/19165
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hakkında beraat kararı verilen ve temyiz incelemesi dışında olan … ile sanıklardan …’ün asker arkadaşı oldukları, sanık …’ın …’ı telefonla arayarak elinde tarihi eser niteliğinde eski para olduğunu ve bunları satmak istediğini belirttiği, …’ın da bu durumu komşuları olan katılanlara anlattığı, katılanlardan …’nin altınlara bakmak amacıyla … ile birlikte Zonguldak ili Ereğli ilçesinden 10/08/2005 tarihinde Fethiye ilçesine gittikleri, …’ın …’ı telefonla arayarak buluşmak istediği, …’ın tarifi üzerine katılan … ile …’ın Kargı köyüne gittikleri ve sanık …’la buluştukları, …’ın yanında… olarak tanıttığı sanık …’ün de bulunduğu, …’ün cebinden çıkardığı 3 adet reşat altınını katılan … ile …’a gösterdiği ve bu altınları numune olarak alabileceklerini, aynı altınlardan kendilerinde Esas
3.800 tane daha olduğunu beyan ettiği, altınların tamamını 100.000 TL karşılığında satabilecekleri hususunda katılan … ile anlaştıkları, katılan … ile …’ın aynı gün Ereğli’ye döndükleri, …’nin durumu babası olan katılan …’e anlatarak para bulmasını istediği, katılanların parayı temin ederek 15/08/2005 tarihinde yanlarında … da olduğu halde kiraladıkları araç ile yola çıkıp 16/08/2005 günü sabah saatlerinde Fethiye ilçesi Kargı köyüne gittikleri, burada sanık … ve … ile buluştukları, katılan …’nin sanıklardan altınları istediği, sanıkların da önce parayı alıp evde saydıktan sonra altınları vereceklerini belirttikleri, bunun üzerine …’nin 100.000 TL’yi sanık …’a verdiği, sanıklar … ve …’ün parayı sayma bahanesi ile oradan ayrıldıkları, katılanlar ile …’ın da sanıkları beklemeye başladıkları, aradan 15 dakika geçtikten sonra sanıkların gelmemesi üzerine …’ın sanık …’ı telefonla aradığı, …’ın da… olarak tanıttığı diğer sanık … ile anlaşamadıklarını ve…’u bıçakladığını söyleyip Kemer kavşağına gelmelerini istediği, bunun üzerine katılanlar ve …’ın araçla Kemer kavşağına gittikleri, ancak …’ı orada da bulamadıkları, …’ın …’ı tekrar aradığında Burdur’da olduğunu söyleyip oraya gelmelerini istediği, daha sonra da telefonunu kapattığı, katılanların bir daha sanıklara ulaşamadıkları anlaşılmakla; sanıkların eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.