YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16138
KARAR NO : 2014/8607
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, 07.02.2008 tarihinde üç günlüğüne kullanmak üzere müştekiden emanet olarak aldığı… plakalı otoyu belirtilen süre sonunda müştekiye iade etmediği, bilahare firar ederek belirsiz bir yerde yaşamaya başlamak suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ifadesi, araç trafik kaydı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 52 ve 61/8. maddelerine aykırı olarak, hapis cezasının yanında öngörülen adli para cezasının, gün üzerinden tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan adli para cezasına hükmolunarak artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılması ve hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanığın 375 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, “sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL den hesap edilerek sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.