YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21722
KARAR NO : 2014/13675
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müşteki vekiline 5271 sayılı CMK’nın 234 ve devamı maddeleri uyarınca davada yasal hakları hatırlatılıp sorularak katılma hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden katılan vekili olarak oturumlarda beyanları alınmış ise de, sanığa atılı suçtan doğrudan doğruya zarar gören müştekinin CMK’nın 260/1 maddesine göre davaya katılma hakkı bulunması nedeniyle katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14’te, tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı kanunun madde 124’te
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55-Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır.Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanığın,…. Mühendislik İnş. Mek. Elek. San. ve Tic. Şti’nin ortaklarından olduğu ve .. Noterliğinde düzenlenen 24.11.2006 tarih ve … yemiye no’lu imza sirküleri ve 23.11.2006 tarihli şirket kararına göre şirketi temsile tanık … isimli müdür ile müşterek imza ile yetkili olduğu, müşterek imza yetkisinin 10 yıl süre ile verilmesine ve bu durumu şirket ortağı olması nedeni ile bildiği halde şirkete ait … Denizbank şubesinden ….no’lu çek hesabından aldığı, …. seri no’lu 31.08.2007 keşide tarihli 318.000 TL’lik çek ile yine şirkete ait Şekerbank …. şubesinden ….no’lu çek hesabından aldığı… seri no’lu 31.07.2007 keşide tarihli550.000 TL’lik çekleri ticari ilişkileri bulunan katılan Depaş firmasına vermek sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın yetkilisi olduğu …. Mekanik Elektrik San. Tic. Ltd. Şirketi’nin katılan …. Mamülleri Çimento Pazarlama Ve Ticaret Ltd. şirketi arasında 2 yıllık ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki nedeniyle sanık şirket yetkilisi tarafından katılan şirkete büyük miktarlarda, değişik zamanlarda, çok sayıda çekle ödeme yapıldığı, sanığın suça konu çekleri katılan şirkete tek başına imzaya yetkili olduğu dönemlerde ileri vadeli olarak düzenlemiş olduğu yönündeki savunması, yine sanıkla birlikte şirket müdürü olarak imzaya yetkili kılınan tanık …’ ın sanığın savunmasını doğrulaması ile katılan şirket tarafından icra takibine konulan çek bedellerine itiraz edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair savunmasının aksine, müsnet suçtan mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.