YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19516
KARAR NO : 2014/12415
KARAR TARİHİ : 19.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisini … Gıda San. Tic.Ltd Şti’nin sahibi olarak tanıtıp katılandan yarısı peşin yarısı ile çek karşılığı olmak üzere toplam 50.000,00 TL bedelinde içki almak istediğini söylediği, katılanın peşin para ile çalıştığını söylemesi üzerine, 28.000,00 TL bedelindeki içkiyi nakit para karşılığında satın almak isteyen sanığın işyerine katılan tarafından gönderilen içkilerin hemen başka bir araca yüklenerek olay yerinden uzaklaştırıldığı, bu sırada sanığın dosya içerisindeki üstünde çalıştığı şirketin adı, altında kendi isminin yazılı olduğu kartviziti verip güven telkin ederek ödemeyi kredi kartı ile yapacağını söyleyip üç adet kredi kartı verdiği, söz konusu kartların limitlerinin yeterli olmaması nedeni ile paranın tahsil edilemediği, sanığın paranın geleceğini söyleyerek katılanın elemanı olan tanık …’ın bekletmesine rağmen paranın getirilmediği, bu kez de paranın ertesi gün getirileceğinin söylemesi üzerine katılanın içkilerin başka yere götürülmüş olması nedeni ile teklifi kabul ettiği, ancak paranın bir türlü ödenmediği
somut olayda; sanığın nakit para vereceğini söylemesine rağmen, limiti yeterli olmayan kredi kartları ile ödeme yapmaya çalışıp bu sırada içkileri başka bir araca yükleyerek uzaklaştırmak suretiyle daha sonra parasını almak konusunda katılanı mecbur bıraktığı gözetildiğinde; satın aldığı mal karşılığında senet verdiğini iddia eden, ancak katılan ve tanık beyanları ile sanığın ve tanık olarak dinlenen işverenin ödeme yaptıklarına dair fatura ya da belge ibraz edememesi karşısında başından beri aldığı içkilerin bedelini ödememe amacındaki sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.