YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19498
KARAR NO : 2014/12425
KARAR TARİHİ : 19.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, katılan ile domates alış verişi için pazarlık yapıp, satın alacağı ürün karşılığında Koçbank … Şubesine ait, keşidecisi … Dayanıklı Tüketim Malzemeleri İnş. Teks. Nak. Dış. Tic. Ltd. Şti olan 17.250,00 TL bedelindeki çeki verdiği, çekin arkasında “Sn. …’a domates bağlantısına istinaden teminat olarak verilmiştir” ibaresinin yazılı olduğu, katılanın bir kaç seferde gönderdiği domateslerin bedelinin 5.000,00 TL civarında olduğu, şüphe üzerine çeki bankaya gösterdiğinde sahte olduğunu öğrenmesi üzerine, kalan domatesleri göndermediği somut olayda; çekin keşidecisi olarak görünen şirketin 2003 yılında nüfus cüzdanı kaybolan tanık … adına haberi olmaksızın kurulduğu ve şirket adına çek karnesinin alındığının anlaşılması, sanığın Bursa Yenişehir Sulh Ceza Mahkemesi’nde istinabe ile alınan ifadesinde; …’ü, …’ı, … Yapı isimli şirketi tanımadığını, suça konu çekin kendisi ile alakasının olmadığını söylemesine rağmen, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2010 tarihli duruşmasındaki savunmasında bu kez bir dönem satış elemanı olarak çalıştığı ve çekin arkasındaki ilk ciranta olarak görünen … Gıda isimli şirket adına katılandan 4-5 kamyon domates satın aldığını, suça konu çeki, arkasına şirket kaşesini basarak ciro edip kendisine veren kişinin şirketin müdürü … olduğunu, benzer olaylara karışan şirket yetkililerinin ortadan kaybolduklarını söylemesine rağmen, katılanın bu hususa ilişkin olarak verdiği ifadesinde sanığın şirket adına değil kendisi adına domatesleri satın aldığını söylemesi karşısında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..