Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/21254 E. 2014/10327 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21254
KARAR NO : 2014/10327
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın.. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde temizlik işleri yapan taşeron firmada işçi olarak çalıştığı, temizlik işlemlerini yapan taşeron firmanın ihale ile değişmesi üzerine yeniden işçi olarak alınmamasına kızarak, görevlilerin soyunma odasına girdiği, dolap üzerinde bulunan giysileri çakmakla tutuşturarak buradan ayrıldığı, çıkan yangının oda içerisindeki ayakkabı dolaplarının yanmasına ve odanın duvarlarının zarar görmesine neden olduğu, sanığın bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın alınan beyanlarında atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun, sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmemesi gerekçesi, yasal ve yeterli olduğundan, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın, işten çıkarılmasına kızarak temizlik işçilerinin elbiselerinin bulunduğu odada yangın çıkarması şeklinde gerçekleşen eyleminin genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerektiği, buna göre de sadece TCK’nın 152/1-a, 2-a madde ve fıkrasında tanımlanan yakarak mala zarar verme suçundan dolayı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.