YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21732
KARAR NO : 2014/10337
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müşteki …’in Eski … Kıraathanesi adlı iş yerinin mesul müdürlüğünü yaptığı, müşteki …’in ise, müşteki …’in yeğeni olduğu ve olay tarihinde müşteki …’e yardım etmek için kıraathanede bulunduğu, sanığın olay günü aşırı miktarda alkol aldığı ve yanına bıçak alarak sarhoş bir şekilde müşteki …’in çalıştığı kıraathaneye gittiği, kıraathaneye girdikten sonra belinde bulunan bıçağı çıkartıp müşteki …’e doğrultarak “dayım … ile sorunu olan var ise çıksın meydana” diyerek bıçağı kıraathanedeki masalardan birinin üzerine sapladığı ve iş yerinde müşteki …’e yardım etmek için bulunan müşteki ..’in üzerine yürüyerek “bundan sonra sizinle hesabımız uzun süre devam edecek, ayağınızı denk alın” diyerek iş yerini terk ettiği, sonrasında Müşteki …’in polisi arayarak olayı polise bildirip şikayetçi olduğu, görevli polis memurları müştekiler … ve…’ın sanığı yakalamak için çalıştığı yere gittikleri ve sanığı gördükleri, sanık hakkında yasal işlem yapmak için polis merkezi amirliğine davet etmeleri üzerine, sanık üzerinde taşıdığı ve
kıraathaneye giderken tehdit eyleminde kullandığı bıçağı belinden çıkarıp müşteki polis memurlarına karşı savurarak müştekilerin davetini reddederek direnmeye başladığı, müşteki polis memurları sanığı sakin olması ve bıçağı kendilerine teslim etmesini istedikleri, ancak sanığın tüm uyarı ve bıçağı teslim etme isteğine uymayarak direnmeye devam ederek müşteki polis memurlarına hitaben “hepinizi bitiririm, erkekseniz gelip alın” sözler söyleyerek tehdit ederek direnmeye devam ettiği , müşteki polis memurlarının sanığı etkisiz hale getirerek doktor raporu almak için ekip otosuna bindirdikleri, devlet hastanesine götürüp doktor raporu aldıktan sonra hakkında yasal işlem yapmak için polis merkezine doğru götürdükleri sırada sanığın müşteki polis memurlarına “kelepçe kollarımı çok sıkıyor, gevşetir misiniz, ben kötüleştim, bayılacağım, hava almam lazım” demesi üzerine müşteki polis memurlarının, sanığın hava alması için ekip aracından indirdikleri ve kelepçesini gevşettikleri, sanığın bu sırada müşteki polis memurlarına “hepinizi bitireceğim, sizinle görüşeceğim” diyerek tehdit etmeye devam edip taşkınlıklar yapmaya devam etmesi üzerine müştekilerin sanığı etkisiz hale getirmeye çalıştıkları sırada sanığın müşteki …’ın elinde bulunan polis telsizinin antenini tutup büküp kırarak zarar verdiği, müşteki …’e saldırması sonucu elinde sıyrıklar meydana geldiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, hakkında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, tek bir fiille birden fazla polis memuruna direnmesi karşısında eylemin zincirleme şeklinde gerçekleştiği, bu nedenle 43/2. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmemesi ve tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.