YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21146
KARAR NO : 2014/10364
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına,vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir.Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan …’a ait ikamette olay günü eşi ile birlikte misafirliğe gelen mağdur …’ın, ikametin kapısının önünde baldızı olan tanık …’ın da bulunduğu halde sohbet ettikleri sırada, tanık …’ın, kendisini telefon ile aramak suretiyle rahatsız eden sanık ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında, telefonu tanık …in elinden alarak sanığa, baldızını bir daha rahatsız etmemesi hususunda uyarıda bulunması üzerine bu duruma sinirlenen sanığın, söz konusu ikametin kapısının önüne gelerek Mağdur …’a hitaben ”seni yakalarsam öldüreceğim” şeklinde sözlerle tehdit ettiği ve katılan …’a ait ikametin giriş kapısının camını görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde kırmak suretiyle mala zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
Adli para cezalarının taksitlendirilmesi usulünün 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesinde düzenlendiği ve sanık hakkında tayin edilen para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesi olarak ”TCK’nın 52/4” yerine ”TCK 54/4” maddesinin yazılması suretiyle yapılan yanlışlığın mahkemesinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu değerlendirilmiştir.
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın anlatımlarına, olay tutanağına, tanıkların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin tehdit suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.