Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21717 E. 2014/13671 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21717
KARAR NO : 2014/13671
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanın uğradığı zararı gidermediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (c) bendinde yazılı “ suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade , suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için;sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın borcuna karşılık sanığa 15.04.2006 keşide tarihli 10.000 TL bedelli çeki keşide ederek verdiği, söz konusu çeke mahsuben 01.05.2006 tarihinde Türkiye Finans Katılım Bankası aracılığı ile 3.000 Amerikan dolarını havale ettiği halde sanığın çekin karşılığının tamamının ödenmemesi nedeniyle vekili aracılığı ile 14.08.2006 tarihinde katılan aleyhine Fatih 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/8583 Esas sayılı dosyasında çek bedelinin tamamı üzerinden icra takibi yaptığının anlaşıldığı olayda, eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca paraya çevrildiğinin anlaşılması ve sanık ya da müdafinin açıkça lehe hükümlerin uygulanmasına dair talepleri bulunmaması karşısında tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 180 gün” ve ”3.600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.