Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21913 E. 2014/13667 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21913
KARAR NO : 2014/13667
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık,Hakaret
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek,kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Katılanlardan …’ın ….. PTT şubesinde müdürlük yaptığı, …’nin de aynı yerde gişe memuru olarak çalıştığı, olay günü sanığın 100 TL havale yaptırmak için katılan …’nin görev yaptığı gişeye geldiği, katılanın sanıktan havale için gerekli olan formu doldurmasını istediği, ancak sanığın form doldurmak istemediği ve katılan … ile bu konuda sözlü tartışmaya girdiği, bu esnada sanığın katılan …’e ”sen hastasın, psikolojik hastasın, tedavi olman lazım” dediği, kurumun güvenlik görevlisi tanık …’nin araya girdiği ve tarafları yatıştırmaya çalıştığı, bilahare sanığın söz konusu yerden ayrılıp gittiği, mesai sonunda yapılan sayımda katılan …’in kasasının tutmadığı ve 103.05 TL açık verdiği, güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesiyle sanığın yatıracağını söylediği 100 TL’yi yatırmadığının ortaya çıktığı, ertesi gün katılan … ‘nın sanığı arayarak havale ücretini yatırmadığının tespit edildiğini söylediği, sanığın da katılana parayı yatırdığını söyleyip ” b.. herif” diyerek telefonu kapattığı, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve kamu görevlisine hakaret suçlarını oluşturduğunun iddia edildiği olayda;
1-Sanık hakkında mağdur ……’a yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik şikayetçi … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa atılı mağdur …’a hakaret suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi …’nün davaya katılma hakkı olmadığı gibi hükmü temyiz yetkisinin de bulunmadığı cihetiyle, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.