YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20777
KARAR NO : 2014/10446
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’in avukat olarak görev yaptığı, yurt dışında yaşayan müvekkilinin kiracısı olan sanık …’ın kira bedelini ödemekte zaman zaman sıkıntıya düştüğü, bu nedenle avukat …t’in icra takiplerinde bulunduğu, olay tarihine yakın bir zamanda sanık …’in müvekkilinin yurt dışından Türkiye’ye dönecek olması nedeniyle …’ı ofisine davet ettiği, …’in oğlu … ile birlikte geldikleri ve sanık …’in yaptığı son hesap tablosuna göre …’a 2685 TL borçlu olduğu, …’in 800 TL ödemede bulunmak istediği, sanık …’in ise kısmi ödemeyi kabul edemeyeceğini, müvekkiline karşı sorumluluğu olduğunu belirtmesi ve ısrarı üzerine …’in sinirlenerek masaya vurduğu ve …t’in ısrarla kendisini bürodan çıkmak için uyarmasına karşın sanık …’in …t’in gömleğinden tutarak çektiği ve bunun üzerine gömleğinin yırtıldığı, bu şekilde sanık …’in atılı mala zarar vermek suçunu işlediği ve …t’in ise bu esnada …’in suratına vurduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-TCK’nın 51/3. maddesindeki, cezası ertelenen sanıklar hakkında bir yıldan az denetim süresine hükmedilemeyeceğine dair düzenlemeye muhalefet edilerek sanık … hakkında 2 ay 15 gün, sanık … hakkında 3 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesi,
b-TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar için, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının denetim süresi belirlenmesi ile ilgili kısmındaki “2 ay 15 gün süre ile ve 3 ay 10 gün süre ile ” ifadelerinin çıkarılarak yerine, “1 yıl süre ile” ibaresi yazılması ve hüküm fıkralarında ki TCK’nın 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragrafların çıkartılması, suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.