Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1422 E. 2014/8558 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1422
KARAR NO : 2014/8558
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmolunan kararın niteliğine göre katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, …. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan katılan …’le irtibata geçerek işyerinde üretilen balata ve koltuk malzemelerini Suriye’de pazarlayabileceğini söylediği, bunun üzerine katılanın, ürettiği malzemelerin her birinden altışar takım malzemeyi şirket adına kayıtlı bulunan araca yüklediği, sanığın araçla birlikte malları da alarak yola çıktığı ancak sonradan sanıktan haber alınamadığı gibi araç ile malların da katılana iade edilmediği ve sanığın bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; katılanın ibraz ettiği belgelerde yazılı bulunan malların sanığa teslim edildiğine dair katılan ve yanında çalışan tanıkların beyanları dışında bir delil bulunmadığı gibi sanık müdafiinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 07.11.2005 tarihli oto satış sözleşmesine göre katılanın suça konu aracı sanığa haricen sattığı, bu sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul eden katılan, sözleşmenin sonradan sanık tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiş ise de, buna ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşıldığından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Sanık, şikayetçinin sahibi olduğu …. TİC. LTD. ŞTİ.’ye gelerek, şikayetçiye ait … marka aracın kendisine satılmasıyla ilgili şikayetçi ile aralarında 07/11/2005 tarihli harici oto satış sözleşmesi imzaladıkları, ayrıca şikayetçinin iş yerinde üretilen balata, filitre ve oto koltuk malzemelerini Suriye‘de pazarlayabileceğini söyleyerek, malzemelerin numunelerini söz konusu araca suç tarihinde yükleterek teslim aldığı, daha sonra ortalıktan kaybolduğu, bildirdiği telefonlarına ulaşılamadığı, araç ve malzemeleri …’da evren sanayi sitesindeki depoya bıraktığı, daha sonra sanığın malzemeler ve araçla birlikte depo kirasını ödemeden ayrıldığı, … civarında araca trafik cezasının kesildiğinin iddia edildiği olayda; şikayetçi ile sanık arasında …plakalı aracın satıldığı kabul edilen harici oto satış sözleşmesinde aracın bedelinin sanık tarafından ödendiğinin veya şikayetçi tarafından bedelinin alındığına dair bir ibarenin bulunmadığı ve satışın resmen tamamlanması için noterlikçe yapılacak satış işleminin tarihinin yazılmadığı gibi tarafların yükümlülüklerini doğuracak boşluklar doldurulmadığından, gerçek ve geçerli harici satış sözleşmesi olarak kabulü doğru olmadığı gibi, aracın satışı noterlikçe resmi usulde tamamlanmadığından satış geçerli değildir. Ayrıca sanık aracın bedelini ödediğine dair yazılı bir belge ibraz etmemiştir.Somut olayla örtüşen ve baştan beri müşteki ve tanıkların istikrarlı beyanları ve dosya kapsamından sanık; aracın kendisine teslimini sağlamak için belirtilen malzemeleri (balata, filitre ve araç koltuk aksamı ) şikayetçiye karşı oluşturduğu güvenle yükletip …’ya götürdüğü, malzemeler numune olarak alındığından fatura ve irsaliye kesilmediğinin anlaşıldığı, aracın sanık tarafından teslim alındığının kabul edildiği, malzemelerin de sanığa teslim edildiğinin dinlenen tanıklar …, … ve …’in dosya ve olayla örtüşen ve birbiriyle çelişmeyen istikrarlı beyanlarından anlaşılması karşısında; mahkemenin tanıkların sırf şikayetçinin yanında çalışanları olması nedeniyle, usul ve yasaya uygun olmayan gerekçe ile tanıkların beyanlarına itibar etmediğini belirterek, sanığın oluşan dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine beraatine dair verilen kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun görüşüne karşıyım. 30.04.2014