Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/20970 E. 2014/31922 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20970
KARAR NO : 2014/31922
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekiler …, …, …, …, …,… …, … ve …’in kamu davasına katılmak istemediklerini belirtmiş oldukları halde mahkemenin 03.05.2007 tarihli celsesinde verilen katılma kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkındaki bazı duruşmaların kapalı yerine açık olarak yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununu’nun geçici 1/3. maddesi yollamasıyla 25/1. maddesi gereğince çocuklar hakkındaki yargılamaya Cumhuriyet Savcısının katılamayacağının gözetilmemesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I)Suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiler …, …, …, … ve …’a karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II)Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’e karşı konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’e karşı mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’e karşı mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’a karşı hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki…..’ karşı hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’ karşı hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’a karşı mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’a karşı hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’a karşı hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’a karşı konut dokunulmazlığını bozma; Müşteki …’ye karşı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde,Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a karşı mala zarar verme suçundan açılmış bir dava bulunmadığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya arasında bulunan 31.01.2007 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, Olay yeri krokisi, Olay yeri görgü tespit tutanağına göre; müşteki …’ın evinde herhangi bir zarar ziyan, zorlama izinin tespit edilmediği olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a karşı mala zarar verme suçunun oluşmadığı gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun müşteki …’ın evine olay tarihinde gece sayılan zaman diliminde girerek evden müştekiye ait kıyafetleri üzerine giyip, kendi kıyafetlerini bıraktığı ertesi gece tekrar gelip müştekinin evinden çay alıp gittiği ve ihbar üzerine yakalandığı olayda; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı müştekiye karşı hırsızlık suçunun birden fazla işlenmesi biçiminde oluşan tamamlanmış zincirleme suç hükümleri kapsamında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b,143 ve 43/1 maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tek bir hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …,….., …, …, …, …, …, ve …’ye karşı konut dokunulmazlığını bozma suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt sınırının 6 ay olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 4 ay olarak uygulama yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
4-Önceden kasıtlı suçyan hapis cezasına mahkum olmamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarının, yaşının küçüklüğü gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi gereğince, 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 13.11.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.