YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10078
KARAR NO : 2014/4110
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın …’da bir ilaç fabrikasında iş bulma vaadiyle müştekilerden 300 TL alarak ortadan kaybolduğu anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve o yer Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın Bursa 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2002 tarih ve 2001/1080 esas 2002/514 sayılı kararı ile aldığı 27.05.2007 tarihinde infaz edilen tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına”Sanık hakkında adli sicil kaydındaki tekerrüre esas Bursa 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2002 tarih ve 2001/1080 esas 2002/514 karar sayılı kararı ile aldığı 27.05.2007 tarihinde infaz edilen ilamı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” fıkrasının eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.