Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10852 E. 2014/4275 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10852
KARAR NO : 2014/4275
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, önceden bir şekilde ele geçirdiği sahte altın zincirleri kuyumculara satmak üzere …’e gittiği, bir adet sahte altın zinciri kuyumculuk yapan müşteki…’a sattığı, on beş dakika sonra aynı müştekiye bir zincir daha getirip satmaya çalıştığı, durumdan şüphelenen müşteki …’ın zincirin altın olup olmadığının kontrol edilmesi atölyeye götürdüğü, aynı gün sahte altın zinciri kuyumculuk yapan müşteki…’e de sattığı, on beş dakika sonra aynı müştekiye bir zincir daha getirdiği, durumdan şüphelenen müşteki …’in zincirin altın olup olmadığının kontrol edilmesi için yanında çalışan eleman ile altın zinciri atölyeye gönderdiği, sanığı da iş yerinde beklettiği, o sırada başka bir iş için aynı atölyeye gelen müşteki …’ın aynı altın zincirden satın almış olması sebebiyle kontrol için getirilen altın zinciri gördüğünde şüphelenerek kontrol sonucunu beklediği, zincirlerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine…’ında …’in iş yerine geldiği, halen iş yerinde bulunan sanığı polise ihbar ederek yakalattırdıkları, sanığın inkâra yönelik savunmada bulunduğu, kuyumcu esnafını aldatacak nitelikte aynı tip altın zincirleri satmaya çalışan sanığın müşteki …’a karşı dolandırıcılık, müşteki …’e karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın,şikayetçi …’a bir tane sahte kolye sattıktan bir süre sonra ikinci kez başka bir sahte kolye getirip satmaya çalışırken, müştekinin şüphelenmesi ve durumu araştırması üzerine yakalandığı, böylece şikayetçi …’a yönelik bir tamamlanmış, bir de teşebbüs aşamasında kalmış iki eylemin bulunduğu dikkate alınarak, sanığın bu müştekiye karşı, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmek suretiyle zincirleme dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.