YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2977
KARAR NO : 2014/19258
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, mağdura ait iş yerine gelerek iş yerinde çalışan tanık …’e 100 TL uzattığı ve parayı bozdurmak istediğini söylediği, ancak kendi elindeki parayı tanığa vermediği, tanığın iki adet 50 TL’yi sanığa verdiği, sanığın 50 TL’yi tekrar tanığa uzatarak bu parayı da bozmasını istediği, tanığın sanığa iki adet 20 TL ile bir adet 10 TL verdiği, ancak sanığın kendisine para vermediğini anlayarak sanıktan 100 TL istediği, sanığın parayı verdiğini söyleyerek iş yerinden ayrıldığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ikrarı, mağdur ve tanık beyanları, CD izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın soruşturma aşamasında mağdurun zararını gidermesi üzerine, sanık hakkında verilen bir yıl hapis ve beş tam gün hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra, dört ay hapis ve bir tam gün adli para cezası ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, dört ay hapis ve üç tam gün hapis cezasına hükmolunarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “3 gün” ve “60 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.