YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15417
KARAR NO : 2017/4093
KARAR TARİHİ : 12.04.2017
MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelenmede;
Sanığın katılan itfaiye idaresine yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Sanığın katılan itfaiye idaresine ait eğitim alanından toplam 100TL değerinde metal aparat ve pense çaldığı sonrasında eski terminal arka kısmında bulunup faal olmayan katılan …’a ait toplam 25TL değerindeki telefon kablosunu kestiği sonrasında terminal arka kısmında otururken tanık … tarafından görüldüğü ve elindeki kabloları bahsedilen eğitim alanına doğru attığı ihbar üzerine gelen kolluk görevlerince eğitim alanı içerisinde yere çökmüş şekilde yakalandığında yanında katılan itfaiye idaresine ait suça konu malzemelerin bulunduğu poşetin ele geçtiği yine eğitim alanı çevresi kolluk görevlilerince araştırıldığında bu kez katılan …’a ait kabloların bulunduğu ve yine kolluk görevlilerince yapılan araştrıma ile de kesilen suç mahalinin tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs ile TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri ve katılan itfaiye idaresine yönelik eylem yönünden ayrıca TCK’nın 145. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi ise yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmayı sağlayacak, bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, belirtilen gerekçeler ile bu hususta bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ….’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerlerine ““Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmayı sağlayacak, bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, belirtilen gerekçeler ile bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen kablonun kendisinin oluşturması durumunda, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanığın eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.