YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2271
KARAR NO : 2014/17435
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, … Devlet Hastanesi bahçesinde katılanın yanına gelip, kendisini katılanın tanıdığı olan … isimli şahsın torunu olarak tanıttığı, sohbet esnasında hastaneye birçok kişiyi güvenlik görevlisi olarak işe aldırdığını, işe ihtiyacı olan yakınının olup olmadığını sorduğu, katılanın oğlunun işsiz olduğunu belirtmesi üzerine iş bulabileceğini, işi ayarlayabilmesi için Ankara’ya gitmesi gerektiği, orada bir takım masraflarda bulunacağı söyleyerek katılandan toplam 200,00-TL para, oğlunun nüfus cüzdanı fotokopisi ve fotoğrafını istediği, bu şekilde anlaştıktan sonra birkaç gün geçince katılanın yanına gittiği ve toplam 200,00-TL para, nüfus cüzdan fotokopisi ve fotoğrafı da aldığı olayda, eylemin dolandırıcılık suçunun oluşturduğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezanın tekerrüre esas alınması gerekirken infazda karışıklığa neden olacak şekilde birden fazla hükmün tekerrüre esas alınması ve bunlardan Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/153 E., 2004/187 K. sayılı ilamının koşulları bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tekerrür uygulaması ile ilgili hüküm fıkrasından “Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/153 E., 2004/187 K.” ibaresinin çıkarılması suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.