YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20066
KARAR NO : 2014/12528
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, öncelikle katılanlar o tarihte evli olan … ve … ile satılık olan bir markete müşteri oldukları sırada tanıştığı, marketten dışarı çıktıklarında, sanığın, …’e “Ne iş yapıyorsun” diye sorduğu, işi olmadığını söylemesi üzerine, sanığın “Benim otobüslerim var, yanımda şoför olarak çalışır mısın?” dediği, daha sonra katılanları çay içmeye davet ettiği, …’in, Almanya’da yaşadığını, ancak Alman pasaportunu kaybettiği için Almanya’ya gidemediğini söylediği, bunun üzerine sanığın “Ben seni gemi ile gönderirim, limanda tanıdığım var, para da istemem” dediği, akabinde cep telefonu ile birisini arayarak konuştuktan sonra, katılanlara “Ben para istemiyorum, ancak Ercan abi, limana personel kartı çıkarmak için 1.250 TL. istiyor” dediği, katılanların paraları olmadığını söyleyerek para hazırlayınca görüşürüz diyerek, ayrıldıkları, sonrasında tekrar sanık ile katılanların buluştukları, birlikte …’a gittikleri, …’nın bir pastanede beklediği, sanık ile …’in ise limana doğru gittikleri, burada sanığın birisine telefon açtığı ve görüştüğü, akabinde …’ten pasaportunu, nüfus cüzdanı fotokopisini ve iki adet fotoğraf istediği, katılanın bunları sanığa verdiği, bir süre sonra sanığın telefonunun çaldığı, sanık telefonla konuştuktan sonra, katılana “Parayı da istiyor” dediği, katılanın yanlarında para olmadığını, altın olduğunu söylediği, birlikte geri döndükleri, …’yı da yanlarına alarak …’ya ait iki adet bileziği 2.594 TL karşılığında bozdurdukları, bu paranın 1.300 TL’sini sanığa verdikleri, daha sonra hep birlikte tekrar … Limanına gittikleri, sanığın katılanlara “Siz parkta bekleyin, ben işlemleri halledeyim” diyerek, ayrıldığı, katılanlar beklerken sanığın, telefonla arayarak “İşleminiz tamam, akşam 7’de gemi hareket edecek, ben yanınıza geliyorum” diyerek telefonu kapattığı, katılanların akşam 21:00’e kadar bekledikleri halde sanığın gelmediği, katılanların bir daha sanığa ulaşamadıkları, aynı sanığın farklı tarihlerde, katılanlar … ve …’e, kendilerini … Limanı’nda işe sokacağını söylediği, karşılığında katılan …’ten 1250 TL, katılan …’ten ise 1000 TL para aldığı ancak her iki katılanı da işe yerleştirmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.