Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/19483 E. 2014/19290 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19483
KARAR NO : 2014/19290
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
71 yaşında olup olay tarihi itibariyle eşinin ölümünden sonra yaklaşık 18 yıldır yalnız yaşadığı anlaşılan mağdura, köylüsü olup aynı zamanda köy muhtarı olan hakkındaki hüküm kesinleşen sanık …’in evlenmesi için kadın bulduğunu söylediği, mağdurun kaç para istediklerini sorması üzerine 2.000 TL’den aşağı olmayacağını söylediği, bu konuşmadan birkaç gün sonra hakkındaki hüküm kesinleşen sanık …’nın oğlu …’yi mağdurun evine gönderdiği, Şevkinin mağdura babasının kendisine bir kadın bulduğunu, kadının Abana’da olduğunu, bu yüzden babasının Abana’ya gelip kadını görmesi için bir taksi gönderdiğini söylediği, mağdurun taksi ile Abana ilçesine gittiği, hakkındaki hüküm kesinleşen sanık… ile sanık …’ın kimliği tespit edilemeyen ancak 38 yaşında olduğu mağdur ve tanık anlatımları ile anlaşılan, kendisinden yaklaşık 35 yaş küçük kadını göstererek karşılığında 2.000 TL aldıkları, parayı veren mağdurun kadın ile tanışıp konuştuktan sonra eve götürdüğü, mağdur ile birlikte kalmak istemeyen kadının aynı gece sorun çıkarttığı, hakkındaki hüküm kesinleşen sanık …’nın sanık …’ı arayarak kadını götürmelerini istediği, ertesi gün hakkındaki hüküm kesinleşen sanık …’nın evine gelen sanık …’ın kadını yanına alarak götürdüğü ve parayı mağdura iade etmediklerinin anlaşıldığı olayda, sanık …’ın haklarındaki hüküm kesinleşen diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleşen eyleminin dolandıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 60 gün”, ”50 gün” ve ”1.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.