Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2168 E. 2014/17464 K. 28.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2168
KARAR NO : 2014/17464
KARAR TARİHİ : 28.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurenin yaşlı bir kadın olup tek başına yaşadığı, bankada bir miktar parasının bulunduğu, sanıkların, mağdureye kardeşlerinin paralarını alıp, kendisine bakmayacakları yönünde telkinde bulunarak, mağdurenin yaşlı olmasından istifade edip onu kendilerine vekalet vermesi hususunda kandırdıkları, mağdureyi önce … Hastahanesi’ne götürerek akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor aldıkları, daha sonra mağdureyi notere götürerek mağdurenin paralarını çekebilmeleri için, sanıklardan … adına vekaletname çıkarttıkları, daha sonra bu vekaletname ile bankaya giderek mağdurenin hesabındaki parayı çekmek istedikleri, banka görevlisinin durumdan şüphelenerek mağdurenin kardeşi olan katılana haber verdiği, katılan gelince mağdurenin bu kez sanık …’e verdiği vekaletnameyi azlettiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların yüklenen suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.