YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20761
KARAR NO : 2014/10444
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’ın, sanığı önceki bir tarihte yaraladığı ve bu nedenle bir süre tutuklu kaldığı, suç tarihinden önce …’ın tahliye olarak evine gittiği, bunu duyan sanığın, tahliyeye sinirlenip adli emanetin 2009/346 sırasında kayıtlı av tüfeğini eline alarak …’ın evine gittiği, kendisine hitaben “neden devlet sana ceza vermedi, ben devletin vermiş olduğu cezayı kabul etmiyorum, sana cezanı ben vereceğim, öldüreceğim” dediği, …’ın “ben cezamı çektim” dediği, bunun üzerine sanık …’nın “sen cezaevinden çıksan dahi bu senin yanına kalmayacak, seni öldüreceğim” dediği, diğer katılan …’ın sanığa engel olduğu, oradan uzaklaştırdığı, ancak sanığın aynı gün yarım saat sonra tekrar gelerek katılan …’e ait kavak ağacı fidanlarını kırılarak zarar verdiği, bu sırada yine katılan ..’i kastederek, “bu senin yanına kalmayacak, seni öldüreceğim” diyerek aynı kasıtla katılanın vücut bütünlüğüne yönelik olarak tehditte bulunduğu anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.