YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20833
KARAR NO : 2014/10450
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun …İnşaat Limited şirketinin işçisi olarak çalıştıkları, Opadco şirketinin petrol istasyonu inşaatı yapımı için bu firma ile anlaştığı, inşaatın bittiği, yüklenici firma olan … inşaatın kendi işçileri olan sanıkların 45 günlük ücretini ödemediği, bu nedenle inşaat bitmesine rağmen sanıkların inşaatı terk etmedikleri, Opadco şirketinin yetkilisi olan müdahilin olay günü petrol istasyonuna giderek sanıklardan inşaatı terk etmelerini istediği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk da paralarını alamadıklarını ileri sürerek terk etmeyi red ettikleri ve inşaatın duvarlarını yıkarak zarar verdikleri anlaşılmış olup, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, sanık … ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk …’in hakkında kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelemesinde,
Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında 18 yaşından büyük olması ve sorgusu sırasında müdafii talep etmemiş olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısımlarından “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca 5275 sayılı yasanın 106/3. maddesi gereği Cumhuriyet Savcılığınca hapsedileceğinin sanığa ihtarına” ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.